18 Kasım 2009 Çarşamba

Ayşe Arman ve Ülkenin Sınır Tanımaz Gazeteci İhtiyacı!


Hürriyet'in 40 yaşındaki 'çılgın' kızı Ayşe Arman'ın Scarlett Johansson tarafından 15 dakikada etkisiz hale getirilmesini okuduk hafta sonu. Scarlet resmen 'hadi sor da ne soracaksan, git başımdan' der gibi cevaplamış soruları. Ve koskocaaaa Ayşe Arman, sırf bir Hollywood yıldızıyla röportaj yaptım diyebilmek için bu röportajı yayınlatmış.

Kendisi seksi olarak anılabilmek için canını dişine takmış bir insan olduğundan Scarlet'in 'seksi olmak umurumda değil' tarzı cevaplarını anlamlandıramamış... Kendisine sürekli 15 dakikalık süreyi hatırlatan menajere siniri olmuş..Baya komik bir iş çıkarmış yani.

Türkiye'de yetenekleri şişirilen tiplerin Edirne sınırlarını aşınca düştükleri acınası halleri seyretmek bir magazin takipçisi olarak en keyif aldığım şeylerden. Dolayısıyla geçirttiği keyifli 10 dakika için teşekkür etmem lazım Ayşe Arman'a.

Ayşe Arman İçin Çılgınlığın Sınırı: Kapıkule Sınır Kapısı

Ülke dışında esamesi okunmasa da, Türkiye'de çoğu yayın yönetmeninin hayalini kurduğu tipte bir kadın gazeteci Ayşe Arman. Fatih Altaylı, Serdar Turgut gibi adamlar hep onun gibi bir röportajcı bulamadıklarından yakınırlar. (Bulsalar hemen sigortasız, iki ayda bir maaş ödemeli olarak kadroya katacaklarına eminim o genç yetenekleri!)
Özellikle Serdar Turgut Akşam'daki yayın yönetmenliği macerasında Ayşe Arman ışığı gördüğü tiplere köşe vermekten çekinmedi. Mesela bir Elif Aktuğ felaketi vardı ve kendini Carrie Bradshaw zanneden bu kadını her okuduğumda acıdan gözlerim yaşarırdı. Ağır bir şizofren vak'ası!
Serdar Turgut'un sansasyonel gazeteci fantazilerini en iyi Yiğit Karaahmet hayata geçirebilirdi ama o da kendi fantazi aleminden ve zenginlik hayallerinden çıkıp Turgut'un hayallerini gerçekleştiremecek sanırım!

9 yorum:

  1. Ben Yiğit'i çok eğlenceli buluyorum. Gazete yazıları baya cürretkar ve Twitter'da yazdıkları çok komik!!
    Bence Yiğit, Ayşe Arman'dan daha 'medyatik' bir röportajcı olabilir. Çünkü Ayşe Arman düzlükteki tepecik! yani fazla abartılıo.
    Onun yaptığı kalibrede röportaj yapabilecek bir sürü adam var bu ülkede -misal Helin! ahahaha
    Bence hiçbir farkları yok. (evet itiraf ediyorum belki Helin'in biraz daha zeka ve tecrübeye ihtiyacı var. Ama nihayetinde fark o kadar büyük değil)
    Ben, Arman'ın röportajında, "New York: Her şeyin kalbi" tanımlamasına takıldım. bizim medyadaki New York medyasına yönelik bu aşıklık artık mide bulandırıcı boyutta.
    Birisi, -Serdar Turgut, ertuğrul Özkök ve klonlarının- yüzlerine, bağırarak; Hayır ezikler, siz Vanity Fair, Vogue, New York Times olamazsınız. Ancak onların 3. dünyalı kopyaları olabilirsiniz" diyebilir mi?
    Belki yaşadıkları bu travmayla yeni bir üslup bulmaya uğraşırlar. Çünkü yeni dünya, oradan buradan araladığınız üslupları süper orijinallermiş gibi yutturabileceğiniz bir yer değil!!

    YanıtlaSil
  2. Engin Ardıç'ın da bir 'istesem Le Monde'da bile yazarım' iddiası vardır, o geldi aklıma:)
    Türkiye'deki köşe yazarlarının problemi şu sanırım: bir tür Tanzimat travması yaşıyorlar! Gazeteci-yazarların toplumdaki rolüyle ilgili abartılmış sanrıları var ve fazla Batı hayranılar.
    Bir tepeden bakmacılık, bir sisteme entegre olamamışlık havaları..Böyle adamların da kıblesi bir dönem Paris olur, bir dönem New York..Şaşırmamak lazım.
    Aaa aklıma ne geldi! Kendisiyle ve kültürüyle barışık bir aydın kesin haram ya bu ülkeye..e batı dünyası da hegemonyasını Araplar'a kaptırıyor kültürel anlamda, ufak ufak..İster misin bizim medya ilerde Dubai, Katar filan methiyeleri düzmeye başlasın ahaha:) Süper eğlenceli:)

    YanıtlaSil
  3. e zaten olucağı o! Yıllarca istanbul Doğu ile Batı'yı birbirine bağlıo die kendi kendimze övündük ama şimdi Abu Dhabi inanılmaz bir kültürel evrim geçiriyor. Dubai zaten malum.
    Arap ülkeleri Batı'da şirketler satın alıo ve gittikçe daha fazla söz sahibi oluo.
    Her şey bi yana; benim canımı asıl sıkan, bizim memleketteki bu eziklik, kendi dönük iğrenme duygusu :S
    "Amerika'ya gitmemiş olan iyi gazeteci olamaz" diye bi şey duymuştum.
    iyi olan mevcut piyasadakilerse eğer, zaten lütfen kimse Amerika'ya gitmesin!
    hep bi yüzeysellik Amerika'da hengi cafede neler yedin muhabbeti bi yere kadar gidio ama kısır bir ortam yaratıo.
    Serdar Turgut da bunu Tom Wolfe gasteciliği bu biz de uygulamalıyız diye pompalıo (ki tom wolfe referans olunan "me decade" yazısını 40 yıl önce yazmış)

    YanıtlaSil
  4. Bi de şu Hollywood'a tapıcılık çok gıcık değil mi? Time dergisi geçen sene bi sayısında "the end of the star era" die bi yazı yayınlamıştı. sinema endüstrisinde star oyuncuların etkisinin gittikçe azaldığına dair.
    Hollywood yıldızlarının hala Olympos tanrıları muamelesi görmesi çok saçma!

    YanıtlaSil
  5. Fazla nihilistim sanırım: Hollywood yıldızları da çok anlam taşımıyorlar:)

    YanıtlaSil
  6. siz konuşmaya lak lak yapmaya devam edin...ayşe armanda çalışmaya devam etsin....busunuz siz:)

    YanıtlaSil
  7. ayse arman calisiyor mu ? uretiyor mu? yaratici mi?

    YanıtlaSil
  8. foto çok hoş olmuş ya:
    "yandan kadraja gireyim eke eke"
    ayşe arman gelip bulur okur bu yazıları bak, kızar size. "ben çalışıyyyom ben üreteyyom ben bıdı bıdı bıdı"

    böyle insanları ciddiye alıp yazmanız bile doğru değil ama biraz göstermek lazım tabii bu trajikomik durumu.

    ayşe,
    ağlıyorum sana her gece
    gel bize bize,
    bired pit gibiyimdir aslına bakarsa ben de

    YanıtlaSil
  9. kanalizasyona gereksiz yük bindiren ziyan bir insan bence ... ha sen nesin sanki diyene hadi ordan diyorum.

    YanıtlaSil