4 Aralık 2009 Cuma

Ne Kullanılası Değerimizdin Sen..- Toplumdaki Dindar Anne Psikolojisi



Günaha bulaşan evlatlar, mütedeyyin annelerine suçlarını unutturmak ve kendilerini affettirmek için dindar takılırlar bir süre. Uysallaşmış görünürler, Latin alfabesinden Yasin okurlar, annelerinin kitaplarını -özellikle onların görecekleri zamanlarda- ellerine alır karıştırırlar, hatta bazısı namaza başlar. Maksat 'bu da çocuğuma ders oldu, her şerde bir hayır vardır' dedirtmek, suçu unutturmak ve artı puan kazanmaktır.

Galiba toplumumuzda da bu mütedeyyin anne psikolojisi hakim.

Normal şartlarda şöhretlerine iz bırakacak yoğunlukta leke bulaşan ünlüler Umre'ye koşmak (neden Hac değil de Umre konusu da ayrı bir muamma), 'dine ilgim arttı' açıklamaları yapmak, namaza başladım demek gibi çeşitli etkinliklerle, toplumun muhafazakar yüreciğini okşayarak kendilerini yeniden kabul ettirmeye çalışıyorlar.

Söz konusu formülün son uygulayıcıları Deniz Seki ve Cem Garipoğlu.

Deniz Seki 'kar amaçlı uyuşturucu ticareti' suçundan girdi hapse: her zaman 'sıra dışı, öngörülemez bir hayat yaşayan, film karakteri gibi bir kadın' olmak isteyen bir evrim süreci vardı bu kadının. Her hali planlanmış gibi. Bu kafa bulanıklığında dine sarmış gibi bir imaj onda çok da sırıtmaz.

Peki ya Cem Garipoğlu ? Hapse gireli kaç gün oldu ki vicdan muhasebesi yapıp, akıl karışıklığını dinde gidermeye karar verdi?

Bence bu işin de bir raconu olmalı. Birkaç ay içinde planlı cinayetten dine geçiş hızı, en muhafazakar toplum için bile fazla bence.. Sakallı haliyle en hızlı azcmendiyi sollama potansiyeline sahip olsa bile kişi -yemezler.


2 yorum:

  1. ciddi yorum:
    ben bu imana eren insanlarda hiçbir anormallik bulmuyorum açıkçası. Nihayetinde bu dünya bir varolma savaşı ve bu ülkede var olmak için bu tarz muhafazakar değişiklikler gerekli.

    Bu ülkedeki ahlaka göre, suçluysan pişmanlığını göstermenin tek yolu kendini dine adamaktır. Kimse senin yüz hatlarını okuyarak veya kalbini açarak ne kadar pişman olduğunu anlayamaz.

    Hepimizin davranışları iki yüzlü kasaba ahlakı etrafında evrilio. O yüzden ben bu insanların salt kendi kişilikleri ile değil içinde bulundukları toplumun değer yargıları ile değerlendirilmeleri gerektiğini düşünüyorum.

    Eğer ben ünlü olsam ve hapse girsem ben de elimde Kuran!la çıkarım. en cool'u bu bence de. hatta bağıra bağıra Yasin okurum.

    Çocukken gördüğüm o dönemin en ama en korkunç rüyasında şeytan gözlerimin içine bakarak: "bana 3 kuruş ver de sana Fatiha okuyayım" diodu.

    İnsan öldürmesek de, uyuşturucu bağımlısı olmasak da bu ülke bizi tedirgin/korku dolu yapmaya yetio.

    YanıtlaSil
  2. Ayrıca anlayamadığım şey şu:

    bu bir avuç düşük ahlaklı insan, bir takım insanları kucağında Kuran tutarak, sakal bırakarak kandırmaya çalışıo. geri kalan tüm gerizekalılar da bunlara inanıyor.

    hangi taraf daha zavallı?

    bu tarz numaralar çevirmeye zorlananlar mı yoksa bu aldatmaya inananlar mı?

    YanıtlaSil